KORECE (한국말)

İşte karşınızda dünyanın öğrenmesi en eğlenceli dillerinden biri… Korece!

Hangıl
Hunminjeongeum (훈민정음)

Şahsen ben Korece öğrenmeye tam 3 aşama sonunda geçtim:

  1. “Ben bunu hayatta öğrenemem!” Aşaması (Korecenin neye benzediğini ilk görüşte)
  2. “Bir ihtimal öğrenmek mümkün olabilir mi acaba?” Aşaması (Bizim Türkçe ile çok benzer tarafları var, o yüzden öğrenmesi bizim için daha kolay aslında, dediklerinde)
  3. “Bir iki kolay örnek görsem belki fikrim değişebilir.” Aşaması (Bu Çince gibi zor değil, hatta okumayı bir günde sökebilirsin, dediklerinde)

Sonrası çorap söküğü. Ama elbette ki eğlenceli bile olsa bir dili öğrenmek pek de kolay değildir ve sizin de bildiğiniz gibi düzenli çalışma gerektirir.

2011 yılında Seul’de, Yonsei Üniversitesi Kore Dili Enstitüsü’nde başladığım Korece öğrenme mücadeleme, hala evde çoğu zaman sorularımla sevgili kocamı bunaltarak devam ediyorum.

Gelecek günlerde tam burada, yani “Korece Defter” başlığı altında; içinde Yonsei günlerinden (Aaah Ahh ne güzeldi o okulda öğrenci olmak!) Ankara Kral Sejong Enstitüsü günlerine ve nihayetinde, kendi çalışmalarıma ve tüm bunaltmalarıma (^ – ^) istinaden derleyip toparladığım ve halen çalıştıkça biriktirmeye devam ettiğim Korece dil notlarımı, sizlerle paylaşmayı planlıyorum. Çalışmalarınıza küçücük de olsa bir katkım olursa, bu beni çok sevindirir. 

Şimdi, Kore Yarımadası’nda, yani hem Güney hem Kuzey Kore’de resmi olarak konuşulan bu güzel dili kısaca tanıyalım.

KORECE ÖĞRENMEK

Dediğim gibi oldukça eğlenceli, ama ciddi bir iştir. 

Korece, Ural-Altay Dil Ailesi’nin Altay Kolu’ndan geldiği düşünülen, bu yüzden de Türkçemizle akraba olma olasılığı çok yüksek bir dildir. 

Dilbilgisi kuralları Türkçedekilerle o kadar çok benziyor ki! 

Ayrıca yazıldığı gibi okunuyor, tıpkı Türkçe!! 

Üstelik alfabelerinde “ ı ” harfi var! Daha ne olsun?!!

Korece Yazı Yazmak, kutulara harf yerleştirip bloklar oluşturarak lego yapmak gibi eğlencelidir. 

Telaffuz ise bambaşka bir konudur. Evet, yazıldığı gibi okunur, ama konuşurken biraz gayret ve hassasiyet gerektirir.

Hiç bir Korelinin, kendi dillerini öğrenme çabası içindeki bir yabancıyı hatalı ya da eksik telaffuzundan ötürü yargılayacağını söylemiyorum tabii ki. Tam tersine, neredeyse hepsinin çok hoşuna giden ve takdir ettikleri bir konu yabancıların Korece‘ye ilgi duyuyor olması.

Ama bu demek değildir ki, bizlerin doğru şekilde öğrenmek için elimizden gelen çabayı göstermemize gerek yok. Yeni bir şeyi ilk öğrendiğimiz hali ile hatırlarız hep. Bu yüzden de en baştan doğru öğrenmek, sonradan yanlışı doğru ile yer değiştirmekten çok daha kolay olacaktır bence.

Mesela Korece’de bazı kelimelerin yazılışları tamamen farklı olmasına rağmen, okunurken birbirlerine aşırı benzerler. Dolayısıyla bu durum, konuşurken farklı anlamların doğmasına yol açabilir. Basitçe bir kaç örnek vermek gerekirse:

거기: Orası (geo-gi diye okunur), 고기: Et (go-gi diye okunur)

팔: Kol (pal diye okunur), 발: Ayak (bal diye okunur)

미녀: Güzel Kız (mi-nyeo diye okunur), 마녀: Cadı (ma-nyeo diye okunur) 

Yazılışları her ne kadar farklı olsa da, söylenirken gerçekten neredeyse aynı sözcükler dökülüyor ağızlardan. Hele ki biz yabancılar için bir Koreliyi dinlerken doğru kelimeyi yakalamak çoğu zaman çok zor olabiliyor.

Böyle durumlar için yapılacak en doğru şey ise, haliyle konuşmanın içeriğine uygun tahminlerde bulunmak.

KORECE’NİN LEHÇELERİ:

Dünyada 75 milyondan fazla insan Korece konuşmakta. Bunların 48 milyonu Güney Kore’de, 24 milyonu Kuzey Kore’de yaşarken, 2 milyon kadarı Çin’de, 1 milyonu ABD’de, 500 bin kadarı da Japonya’da yaşıyor. 

Elbette ki her bir bölgenin kendine özgü karakteristiği vardır, ama resmi olarak Korecenin iki ana türünden bahsediliyor:

Güney Kore’de Seul Lehçesi, Kuzey Kore’de ise Pyongyang Lehçesi.

Bu lehçeler, her iki ülkenin kendi lisan prensiplerine göre ayarlanmış. Bölgesel lehçeler de kendi aralarında eyalet sınırlarına göre farklı kollara ayrılırlar. Şöyle ki:

Güney Kore’nin lehçeleri:

  1. Gyeongsang (경상) Lehçesi
  2. Chungcheong (충청) Lehçesi
  3. Jeolla (전라) Lehçesi
  4. Gyeonggi (경기) Lehçesi
  5. Gangwon (강원) Lehçesi
  6. Jeju Adası (제주) Lehçesi

Kuzey Kore’nin lehçeleri:

  1. Hamkyong (함경) Lehçesi
  2. Pyongan (평안) Lehçesi
  3. Hwanghae (황해) Lehçesi

Kuzey lehçeleri hakkında bir bilgim ya da fikrim yok, ama güney lehçelerinin bazen farklı bölgelere mensup insanlar arasında anlaşabilmeyi zorlaştırdığını biliyorum. Özellikle Jeju Adası Lehçesi’nin, bir çok koreli için bile yabancı bir dil kadar anlaşılması zor olduğunu sıkça duydum. 

KORECE’NİN TARİHİ

Korece’nin “yanlış anlaşılmış” ve “yanlış temsil edilmiş” bir dil olduğunu öne sürüyor bazı uzmanlar. Çünkü bu dilin kökenlerinin belirsiz olduğuna inanılıyor. Her ne kadar dil bilimciler Korece’nin Türkçe ve Moğolca’yı da içeren Altay Dil Ailesi’nden geldiğini savunuyor olsa da, buna katılmayanlara göre; 

“Kore Halkı, tek bir homojen ırktan gelmediği için, günümüz Korecesi de tek bir kaynaktan evrimleşmiş olamaz. Dolayısıyla Korece’yi tek bir dil ailesine ait olarak düşünmek de doğru değildir.”

Sejong the Great
Büyük Kral Sejong

Modern Kore Yazı Sistemi Hangıl ya da Hangul, 1443 yılında, Yi Hanedanlığı’nın ve bana göre bütün Kore Tarihi’nin en büyük hükümdarı olan Büyük Kral Sejong (1397-1450) döneminde ve bizzat onun önderliğinde tasarlanmış. 

Hangıl öncesi Korece’de en az 1800 farklı karakterden oluşan ve Hanja adı verilen Çince kaynaklı karmaşık bir sistem kullanılıyordu. Ancak Çince ve Korece arasındaki yüzünden, Çince karakterler Korece ifadeleri karşılamakta yetersiz kalıyordu. Ayrıca sadece seçkin sınıfa mensup olanlar Hanja öğrenebilmek için gereken yeterli süreyi maddi olarak karşılayabiliyordu. Yani paran yoksa, istesen de okuma-yazma öğrenemiyordun.

Eski Korece Hanja
Hanja (1800 karakterden yalnızca bir kaçı)

İşte burda tarih sahnesine bütün ihtişamı ile Kral Sejong çıkıyor ve fonetik bir alfabe tasarlanması için bir komisyon kuruyor. Bu alfabenin de özellikle herkes için öğrenilmesi kolay ve anlaşılır olmasını istiyor. 

Bugüne dek oluşturulmuş en bilimsel alfabelerden biri olarak kabul edilen Hangıl, 14’ü sessiz, 10’u sesli toplam 24 harften oluşur. 

Bu harflerin de, 5 çift-sessiz ve 11 çift-sesli kombinasyonları vardır. 2,3 veya 4’lü kümeler (yani şu bizim lego parçaları) halinde bir araya getirilen harfler heceleri ve kelimeleri oluşturur. 

Korece’de geleneksel olarak saygının önemli olması nedeniyle, 3 farklı hitap seviyesi bulunmaktadır. Bunlar düşük, orta ve yüksek hitap seviyeleridir. Korece’de fiiller, konuşmasının karşısında bulunan kişinin konumuna bağlı olarak bu 3 farklı seviyeye göre çekime uğrar. 

Hangıl’ın icadı, dünya toplumlarının en yüksek okur-yazarlık oranlarından birine katkıda bulunduğu için, Kore Kültür Tarihi’nde büyük bir gurur ve başarı kabul edilir. (Sizce de haklı değiller mi?)

Büyük Kral Sejong
Büyük Kral Sejong Heykeli-SEUL

Modern Korece’de hala Çin’in yüzyıllar boyunca yarattığı etkiyi silememiş unsurlar bulunmakta. Korece kelime dağarcığının yarısı çoğunlukla Konfüçyüsçü Klasikler aracılığıyla Çince ‘den türetilmiş kelimelerden oluşmakta. Kore’de iki farklı sayı sistemi kullanılıyor, bunlardan biri tamamen Çin kökenlidir mesela.   

Günümüzde Güney Koreliler genellikle Çince’den türetilmiş kelimlerin Çince karakterle, öz Korece kelimelerin ise Hangıl ile yazıldığı hibrit bir yazı sistemi kullanmakta. Kuzey Koreliler ise Hangıl’dan Çince karakterleri tamamen çıkarmışlar ve hatta Çince kelimeleri bile Hangıl ile yazmaktaymışlar. 

Alınan tonlarca ödünç kelimeye rağmen Korece; sesler, cümle kuruluş yapısı ve ekleme sistemi bakımından Çince’den tamamen farklı bir dildir. 

Merak edip öğrenmek ya da çoktan öğrenmeye başlamış olup, ayrıca bende birikenlerden de yararlanmak isterseniz eğer, Korece defterim sizler için hep burda olacak. Şimdiden zihin açıklığı dilerim. 

KAYNAKLAR:

https://en.wikipedia.org/wiki/Korean_language

https://asiasociety.org/education/korean-language

NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ BENİM İÇİN ÖNEMLİ