
Kore’nin geleneksel evleri olan Hanoklar, ilk kez 14.yüzyılda Joseon Hanedanlığı döneminde dizayn edilmişler. Hanokların bazıları, Japon istilası ve 3 yıl süren Kore Savaşı’na rağmen, günümüze dek hayatta kalmayı başarabilmiştir.

Kore’nin geleneksel evleri Hanokları yakından tanımaya başlamadan önce, bir ev düşünün…
Tamamen doğal ve basit malzemeler kullanılarak inşa edilmiş olsun. Hem güzel ve canlı görünsün, hem de sade ve mütevazi olsun. Ferah ve de aydınlık olsun.
Kendi kendine içerdeki havayı temizleyebilsin. Yazın tüm odalarını serin rüzgar doldururken, kışın her santimetrekaresi sıcacık olsun. Düzayak olsun, tırmandırıp yormasın. Bahçesi olsun, verandası da olsun. Hatta eğer mümkünse bir de avlusu olsun.
İşte aynı anda tüm bu özellikleri, temelinden çatısına kadar içinde barındıran, insanlık tarihinin belki de en fonksiyonel yapılarından olan Hanokları ziyaret ediyoruz.
Sade ve kullanışlı Hanokların kendilerine has Giwa (기와) adı verilen kiremit çatıları vardır. Bu çatıların da hani şu herkesin bildiği eski uzak doğu tarzı dışa doğru kıvrık kenarları vardır, ki bunlara da Cheoma (처마) deniyor.
Cheoma, mevsime göre eve giren güneş ışığını ayarlayabilecek şekilde dizayn edilmiş. (bkz. hemen alttaki çizim)
Baesanimsu (배산임수) Nedir?
Eskiden Koreliler, bir evin, sarayın, önemli bir yapının ya da değerli birine ait bir mezarın – bu kişi kral, kraliçe, prens ya da bir devlet adamı olabilir- inşa edileceği yeri belirlerken belli bir kurala göre hareket ederlermiş. Baesanimsu adı verilen bu kural, basitçe “dağ arkada nehir önde” şeklinde açıklanabilir, ve bir yapı için en ideal konum budur.
배 (Bae) : Arka, ard.
산 (San) : Dağ.
임 (İm) : Ön.
수 (Su) : Aynen Türkçedeki gibi Su.
Aynı zamanda yapının, bulunduğu çevreye uyumlu olması, tabii ortama aykırı olmaması gerekir. Aksi halde içinde bulunanlara kuşaklar boyu uğursuzluk getireceğine inanılır.
Bununla ilgili olarak izlediğim bir kore dönem filmi geldi aklıma. FENG SHUI, orijinal adı “명당”. “mezar için en ideal yer” anlamına geliyor. Öyle bir yer ki, sülalenin kuşaklar boyunca bütün kaderini belirleyebilecek kadar değerli. Öyle bir yer ki, sahip olan kişiyi KRAL bile yapabilir.
İzlemenizi tavsiye ederim.
Ondol (온돌) Nedir?
Ondol, yüzyıllar önce hanoklar için tasarlanıp uygulanmış ve halen günümüzde yaygın olarak kullanılmakta olan eşsiz bir mimari buluştur.
Annelerimizin, büyükannelerimizin üşütüp hasta olacağımıza, karnımızın ağrıyacağına ve hatta ilerde çocuk sahibi olamayacağımıza dair bütün endişeleri, ondolün olduğu yerde geçerliliğini kaybeder. Çünkü ondol, belki de tarihin ilk ve en iyi tasarlanmış yerden ısıtma sistemidir.
Şöyle ki; evin zemininin altına taşlar döşeniyor. Temele yakın bir bölmenin içine inşa edilen mutfakta, ocağın altında yakılan odun ateşi yemeği pişirirken aynı zamanda taşları ısıtıyor ve bu yolla sıcaklık uzun süre kalacak şekilde bütün odaların zeminine yayılıyor.
Ondol kullanımı sayesinde, yerde oturmak, yemek yemek ve uyumak, Kore kültürünün ayrılmaz bir parçası haline gelmiş.
Maru (마루) Nedir?
Maru, Kabaca evin dışı olarak tabir edilen, giriş kapısının hemen önüne konumlandırılmış ahşap zemin verandaya verilen ad.
Sıcak yaz günlerinde evin içinde bunalmak yerine dışarıda püfür püfür esen rüzgarın tadını çıkararak serinlemek amacıyla tasarlanmış. (bkz. hemen alttaki resimde işaretledim)

Daecheong (대청) Nedir?
Yapısı ve kullanım amacı açısından marudan hiçbir farkı olmayan daecheong, maru gibi evin dışında değil, evin içinde, geniş ve açık bir salon görünümündedir.
Ev ahalisi bu alanda rahatlıkla bir araya gelir, yer, içer, sohbet edip ferah ferah oturur. Maru tüm bunları topluca yapabilmek için daha dar bir alandır.
Ondol, daha çok Kore Yarımadası’nın kuzeyinde soğuktan korunmak için kullanılırken, maru/daecheong güneyde, okyanus ikliminin yaygın olduğu bölgelerde serinlemek amacıyla inşa edilmiştir.
Yazları sıcak ve nemli, kışları soğuk ve kuru olan karasal iklimin hakim olduğu orta kesimlerde ise, hem ısıtmanın hem de soğutmanın bir arada olduğu bir sisteme ihtiyaç duyuldu. Böylelikle bu bölgelerde, hem ısıya hem de soğuğa adapte olabilen ondollü ve marulu hanoklar yapıldı.
Hanokların şekilleri de bulundukarı coğrafyaya göre farklılık gösterir.
Güneyde sıcak iklim nedeniyle evler, düz çizgi şeklinde inşa edilirler. Buralardaki hanoklar, kore alfabesindeki “ㅣ” gibidir. Rüzgar sirkülasyonunu sağlayabilmek için ortada mutlaka bir daecheong ve çok sayıda da pencere bulunur.
Kuzeyde ise soğuk nedeniyle yine korecedeki “ㅁ” harfi gibi kapalı kutu şeklinde inşa edilirler. Burada maksat ısıyı dışarıya kaçırmadan mümkün olduğunca içeride tutabilmektir.
Daha orta kesimlerde de, kuzey ve güneydeki mimarinin bir karışımı da denebilecek L şekilli hanoklara rastlanır, ki bunlar da alfabedeki “ㄱ” harfi ile benzerlik gösterir.
Dünyada diğer bir çok inşaatta kullanıldığı üzere, hanokların yapımında da doğanın imzası bulunmakta. Hatta belki biraz fazla.
Günümüz mimari literatüründe hanoklar; recyclable, yani “geri dönüşümlü yapılar” olarak adlandırılıyor.
Malzeme olarak; sütunlar, maru ve daecheong için ahşap, ondolun ısıtma aracı olan Gudıl (구들) için taş, zemin ve duvarlar için ise; yazları serinletici, kışları da ısıtıcı bir tür klima etkisine sahip balçık kullanılırdı.
Bu açıdan bakıldığında, hanokların mükemmel derecede çevre dostu yapılar olduklarını söylemek abartılı olmaz.
Hanokların bir başka kendine has özelliği de, Hanji (한지) lerin, yani dut ağacının kabuğundan üretilen geleneksel Kore kağıdının, duvarlar, tavan ve hatta zemin de dahil olmak üzere, evin içinde düz olan tüm yüzeylerde kullanılmasıdır.
Fasulye yağı ile cilalanarak su geçirmez hale getirilen hanji, yüksek yalıtım kapasitesi ve şeffaflığı nedeniyle kapılara yapıştırılırmış.
Sadece odayı sıcak tutmakla kalmayıp, aynı zamanda güneş ışığını da geçirerek iç mekanın aydınlanmasını sağlıyor.
Ayrıca içinde hava delikleri de olduğu için, kapıların açılmasına gerek kalmadan tüm evin havalandırılması da mümkün oluyor.
Bitmedi. Havadaki fazla nemi emerek ve hava kuruduğunda içine hapsettiği nemi buharlaştırarak içerideki nem dengesini sağlıyor. Hatta uçuşan toz tanelerini adeta bir filtre misali yakalayıp, havayı da temizliyor.
Kullanılan malzemeye ya da boyutlarına bakılmaksızın, içinde ondol ve maru bulunan bütün evler Hanok olarak adlandırılmıştır.
Halbuki Kore tarihinde kast sisteminin keskin olarak uygulandığı düşünülürse, soyluların oturdukları kocaman evlerle, alt tabakadan halkın yaşadığı çok daha küçük ve mütevazi evlerin aynı isim altında anılıyor olması biraz ironik olmuş.
Az önce bahsettiğim kast sistemine göre; Asil sınıf yani aristokratlar (Yangban), üst orta sınıf (Chungin) ve şehirli halkın (Sangmin) kiremit çatılı evleri, yalnızca işlevsel olmakla kalmayıp aynı zamanda estetik özelliklere sahip güzel evler olarak inşa edilmişler.
Düşük sınıfa mensup halk (Cheonmin) ise, pirinç saplarından yapılmış çatıların altında, çok daha sade ve gösterişten tamamen uzak evlerde yaşamışlar.
Son olarak söylemek isterim ki, eğer bir gün yolunuz düşerse, mutlaka hanokları ziyaret ediniz.
Onların içinde tabiatın düzenine uymayı emreden o alçak gönüllü karakterle el sıkışınız.
Ziyaret için en bilinen adreslerden biri, Seul’deki Bukchon Hanok Köyü’dür. Evlerin çoğu özel mülktür, bu yüzden hepsini tek tek gezemeyebilirsiniz belki, ama inanın mahalleden geçmek bile keyifli olacaktır.

Güney Kore’deki Hanok Köyleri:
Bukchon Hanok Köyü
Jeonju Hanok Köyü
Andong Hahoe Halk Köyü
Namsangol Hanok Köyü
Naganeupseong Halk Köyü
KAYNAKLAR:
https://en.wikipedia.org/wiki/Hanok
https://english.visitkorea.or.kr/enu/AKR/AK_ENG_2_4.jsp
http://www.antiquealive.com/Blogs/Hanok_Traditional_Korean_House.html


